Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Edebiyat Fakültesi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
FSMVÜ | Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu
Haber- Etkinlik Arşivi
Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu

10 Mayıs 2017

Şair ve yazar Cahit Zarifoğlu, vefatının 30. yılında Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen panelle anıldı.

Oturum başkanlığını Sakarya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu’nun yaptığı panelde konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Fedai, Zarifoğlu’nun daha çok gençler tarafından sevildiğini söyledi.

“Müslüman, Adanmış, Sahici ve Tedirgin”

Gençlerin Zarifoğlu’nu sevmesini onun sahici ve samimi olmasına dayandıran Özlem Fedai, “Zarifoğlu ve şiiri, Müslüman, adanmış, sahici ve tedirgindir. Onun ilk döneminde daha saf, daha özerk yazdığı, sonraki devresinde biraz daha ideolojik yazdığı söylenir. Ben tam tersini iddia ediyorum. Başından sonuna aynı samimiyet ve aynı adanmışlığın yanında estetik formdan ödün vermeden yazdığı için de gençler tarafından çok sevildi.” dedi.

Zarifoğlu’nun İslâm davasında önemli bir sorumluluk yüklendiğini belirten Fedai, “Kapalı ve imge ağırlıklı şiirleriyle hayatın tam içinde, bütün zorlukların tam ortasında, titiz ve ayrıntıcı biriydi. Sırât-ı müstakimle yol aldı, büyük Doğu’yu pusula edindi, dirilişe omuz verdi ve maveraya taşıdı.” diye konuştu. Zarifoğlu’nun ilk şiirinden son şiirine samimi bir Müslüman duyarlılığıyla yazdığına dikkati çeken Fedai, “Solda toplumcu gerçekliğin çok güçlü olduğu zaman diliminde büyük bir yüreklilikle içe yönelmiş, üstelik bu yönelmeyi İkinci Yeni şairleri gibi estetik oyun şeklinde değil, “Ben dünyada niye varım?” sorusunu samimi bir biçimde sorarak tüm şiirlerinde bunun cevabını aramıştır.” değerlendirmesinde bulundu.  

“Mavera Bir Okuldu”

Başta Rasim Özdenören ve Cahit Zarifoğlu olmak üzere bir grup gencin yazılarına telif ücreti ödenen profesyonel bir dergiye sahip olmak isteğiyle yola çıktıklarını ifade eden Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyemiz Yrd. Doç. Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış, özellikle Zarifoğlu’nun dergi için büyük heyecan yaşadığını vurguladı. Derginin 17. sayısından itibaren okuyucu mektuplarını ve cevaplarını yayınlamaya başlayan Zarifoğlu’nun bu tutumuyla Mavera’yı büyük bir okul kimliğine kavuşturduğuna işaret eden Danış, “Tam 43 sayı, hiç üşenmeden bütün mektuplara, şiirlere cevap verdi. Çok sıcak, samimi üslubuyla birlikte kesin ve net değerlendirmeler içeren yorumlarda bulunan Zarifoğlu, genç şair ve yazarlara şiir, sanat, ideoloji ve İslâm davasıyla ilgili öğütlerde bulundu.” dedi.

Zarifoğlu’nun “Okuyucularla” başlığı altında dergide cevap verdiği mektuplar arasında bugünün edebiyat, sanat, spor dünyasından önemli isimlerin bulunduğunu söyleyen Danış, “Bu, Mavera dergisinin okul ve ekol fonksiyonunu açıkça ortaya koymakta. Bu isimler arasında Üniversitemizin Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Andı, yine üniversitemizin Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hasan Akay, Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu ve Üniversitemiz Mütevelli Heyet Başkanı İsmail Gerçek de var. Bu, eğitime dair iddialarımızın bir başka açıdan sağlaması adeta…” diye konuştu.

“Kendini En Çok Eleştiren Şair”

Şair Dr. Celal Fedai konuşmasında Zarifoğlu’nun gayesinin Müslümanca düşünen insanların başında bir çatı oluşturmak olduğunun altını çizdi. Celal Fedai, “Mavera, çıktığı yılların Türkiye’si için ne kadar maveraysa bugünkü Müslüman çevreler için de bir maveradır. 60’lar ve 70’lerdeki sol edebiyat iktidarına karşı son derece esaslı bir duruş sergilemiştir.” dedi.

Şairler arasında onun kadar kendini eleştiren başka bir şair bilmediğini söyleyen Fedai, bir Müslüman şair için gerekli olan eleştiri mekanizmasını çok iyi yürüttüğünü aktararak, “İslâmi tefekkürle hayata bakan, imgelemini Müslümanca işletmek zorunda olan bir şair olarak işi çok zordu. Çünkü Müslüman şairin sınırlayan şeyler var. İmgelemiyle ortaya koyacak eserin insanı nereye götüreceği konusu çok önemli. Bu büyük bir sorumluluk. Zarifoğlu bu sorumluluğu en iyi şekilde üstlenmiştir.” diye konuştu.

“7 Güzel Adam Popülerleşme Tehlikesinde”

Zarifoğlu’nun bugünün gençlerinin olduğu gibi kendi gençliğinin de şairi olduğunu, onun Müslüman duyarlılığını en iyi şekilde yansıttığı şiirleriyle hâlâ toplumda büyük bir karşılığı bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu, 7 Güzel Adam imgesi üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.

Günümüzde yüksek edebiyat ürünlerinin popülerleşme ve vasatın algı düzeyine inme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Daşçıoğlu, bir dönem yayınlanan 7 Güzel Adam dizisinde Zarifoğlu’nu dizideki gençlerin hikâyesinden ibaret görüp bir kategoriye hapsetme tehlikesinin olduğuna dikkati çekti. “Zarifoğlu’nu mahallenin adamı gibi kollamak yerine, onun şiirini büyük yapan değerleri anlamalıyız.” diyen Daşçıoğlu ancak bu şekilde popülerleşmenin kabul edilebileceğini dile getirdi.



  • http://ef.fsm.edu.tr/resimler/upload/IMG_8099-Kopyala2017-05-11-06-28-58pm.JPG
    "Sahici ve Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu"
  • http://ef.fsm.edu.tr/resimler/upload/IMG_8102-Kopyala2017-05-11-06-28-58pm.JPG
    "Sahici ve Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu"
  • http://ef.fsm.edu.tr/resimler/upload/32017-05-16-03-43-53pm.JPG
    "Sahici ve Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu"
  • http://ef.fsm.edu.tr/resimler/upload/42017-05-16-03-43-53pm.JPG
    "Sahici ve Samimi Kimliğiyle Tüm Zamanların Şairi Zarifoğlu"

Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi